Pandeminin İzini Sürmek Atölyesi’nin dördüncü oturumda “Pandemi Kıskacında Uluslararası İşbirliği, Küreselleşme ve AB” başlıklı sunumuyla Sabancı Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fuat Keyman pandemi sürecinde ve sonrasında uluslararası arenada gerçekleşebilecek yakınlaşmalardan ve politikalardan bahsetti. Ardından yine aynı oturumda Boğaziçi Üniversitesi Asya Çalışmaları Merkezi’nden Dr. Altay Atlı “Dünya Ticareti ve Çin: Bir Kırılma Noktası mı?” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.

Pandeminin küreselleşmeye etkisiyle ilgili iki görüş olduğunu belirten Keyman, şunları söyledi: “Bu iki görüşten biri küreselleşme bitiyor, diğeri sekteye uğradı ama eskiye dönecek şeklinde. Bu görüşleri abartılı buluyorum. Evet, pandeminin küreselleşmeye büyük etkisi olacak, küreselleşme yavaşladı, uçuşlar sonraki dönemde de azalacak, online işler artacak.”

Multiple (Çok kutuplu) dünyaya doğru evrildiğimizi söyleyen Keyman, küreselleşme ne bitiyor ne de eskiye dönüyor, Küreselleşme-Devlet ilişkisinin yeniden yapılandığını görüyoruz dedi.

“Ne tür bir devlet anlayışına gidiyoruz? Çok kutuplu (multiple) bir devlet anlayışı görünüyor. Devletlerin kendilerini yeniden yapılandırdığını, iktidardan ve güvenlikten daha çok kapasiteye ağırlık verdiklerini göreceğiz.”

Son 30 yılda bir devlet kapasitesi kavramının ortaya çıktığını belirten konuğumuz, 90’larda Güney Asya ülkelerinin ekonomik krizden devlet kapasitelerini genişleterek hızlı çıktığını vurgularken şunları da ekledi:

“Peki, günümüze geldiğimizde Güney Asya ülkeleri, pandemide nasıl başarılı oldu? 3 ana maddeyle şunları söyleyebiliriz:

1-Bu ülkelerin büyük kısmında sosyal uyum, kutuplaşmadan daha önde gidiyor.

2-Devletler şeffaf ve sorumlu hareket ediyorlar. Sivil toplum daha güçlü. Yani devletle birlikte toplum da sorumlu hareket ediyor.

3-DSÖ gibi kurumsal aktörlerle ilişkilerini ve işbirliklerini güçlendiriyorlar.

Devletler işbirliği yaparak kapasitelerini güçlendiriyorlar: DEVLET – SİVİL TOPLUM – KURUMSAL AKTÖRLER

Önümüzdeki süreçte sağlık ve işsizlik birleşecek, üçüncü ayak, eğer önem verilmezse Gıda olacak.

Temel ihtiyaçlara geri dönüş olacak. Bu da devletleri etkileyecek. İşbirliği, devletlerin anlaşında iktidar ve güvenliğin önüne geçecek. İşbirliği yapan güvenliğini de sağlamış olacak.”

Konuğumuz Keyman, bahsettiği Devlet Kapasitesi kavramının bir Avrupa Birliği projesi olduğunu ama bu konuda Avrupa yenilgi aldığını belirtirken “Eğer AB yeni normal sürecinde de başarısız olursa kendi geleceğiyle ilgili zor bir sürece girecektir.” Sözleriyle sunumunu tamamladı.

Ardından diğer konuğumuz Dr. Altay Atlı, Çin ve Güney Asya üzerine konuştu. Keyman’ın belirtiği “Sosyal Uyum”un gelişmesi eski yıllara hatta Konfüçyüs’e kadar dayandırıldığını söyledi. 1970lerin sonundan itibaren bu ülkelerde toplumsal mutabakat olduğunu, tüm Güney Asya ülkelerinde sistemin aynı şekilde işlemediğini belirten Atlı, örneğin Singapur’da her şeyin cezalar üzerinden yürüdüğünü belirtti.

“Yarın bir gün pandemi sona erdi, ölümler ve vakalar bitti denebilir. Fakat bunun ekonomiye etkisi, psikolojilere etkisi, davranışlara, dolayısıyla yine ekonomiye etkisi yıllar sürecek.”

“Pandemiyle birlikte uluslararası işbirliği bir seçim değil, bir mecburiyet.”

Atlı, Çin’in şubatta pandemi sebebiyle kötü bir küçülme yaşasa da martta geçen seneye göre sadece  yüzde 1 küçüldüğünü söyledi.

“Çin pandemi öncesi de sallantıdaydı. Sokaklarda küçük protestolar olsa da 89’dan beri büyük gösteriler yok. Ama olmayacağı anlamına da gelmiyor. Bu süreçteki başarı iktidardaki Komünist Parti için ikbal meselesi.”

Dr. Altay Atlı, “Küreselleşmenin yeniden yapılanması söz konusu. Interdepence daha çok tartışılacak. Hesaplar daha dikkatli yapılacak.” sözleriyle sunumunu bitirdi.

Program tekrarını buradan izleyebilirsiniz: