Yeni Normalde Ebeyenlik başlıklı seminerimizde yazar ve hikâye anlatıcısı Merve Gülcemal (Oyuncu Anne) konuğumuz oldu.

Gülcemal, zamanın ebeveynlik modellerimiz üstündeki etkileri üzerine konuştu ve çağın çocuğunu yetiştirmek için ebeveynler olarak neler yapabileceğimiz hakkında fikir paylaşımında bulundu.

Ebeveyn olmanın anlamını belirlememiz gerektiğiniz vurgulayan Gülcemal, “Ebeveynliğe bakış açımızı düzenlememiz lazım. Ebeveynlik nedir? Arkadaşlık mı yoksa oyun arkadaşlığı mı? Allahu Teâla Enfal Suresi 28. Ayet’te net bir şekilde belirtmiş: “Mallarınız ve evlatlarınız sizin için imtihan vesilesidir.” Bizler annelerimizin ve babalarımızın başına imtihan mıyız? Aslında imtihana geniş boyutta bakmak lazım. Allah o evladı bize acı çekelim diye vermiyor ve bizim kulluğumuzu farklı farklı yollardan gözetliyor. Evlatlarımızın sahibi değil emanetçileriyiz. Bir anne-baba olduğumuzda şunu deme lüksümüz yok; “ben istediğim gibi yaşarım!” Ebeveyn olmanın sorumlulukları size bunu vermiyor. Evlatlarımıza bir emanet ehemmiyeti ile bakmalıyız” dedi.

Sosyal Medya Anneliği

Yeni dönemde sosyal medya kullanımının bir vitrin mantığı olduğunun önemini belirten Gülcemal, “Bize emanet olan çocukları nasıl yetiştireceğiz? Anne-babalar bu işin çok farkında fakat babalar sabah altıda evden çıkıyor, akşam sekizde eve geliyorlar. Anneler aslında bundan dolayı üzerlerine çok fazla yük alıyorlar. Annelik hep vardı. Anne evden sorumluydu, işten sorumluydu, çocuklardan sorumluydu… Şimdi ise üzerlerinde yeni bir yük var; Sosyal Medya Anneliği!

Bizler bundan sonra kendimize çok fazla eziyet etmeye başladık. Bu, sosyal medya annelerini takip eden kişilerde de problem oluşturabiliyor. Çünkü buranın bir vitrin olduğunu unutuyoruz. Bu mecrada hep iyi şeyleri görüyoruz. İnsan bu mecraya kötü anılarını koymak istemiyor. Aslında kötü şeylerin tesiri de büyük oluyor. “Merve Hanım çocuğuna bağırıyor, ben de bağırayım o zaman” oluyor. Vitrin mantığı ile çocuklarla vakit geçirir hale geliyoruz. Bu yüzden takip ettiğimiz anneleri bilinçli bir şekilde takip etmeliyiz. Birçok kişi için yetersizlik hissini tetikleyebilirler. Buna kapılmamak gerekiyor. Sosyal medya annelerini takip ederken iyi analiz etmeliyiz. Yardımcıları var mı? sorusunu sormalıyız. Birçoğunun yardımcısı var. Gerek bakıcıları gerek anneleri, gerekse babaları… Bu alanı iyi gözlemlemeli, kıyas yapmamalıyız. Onların artı gibi görünen özelliklerinin yanında sizin özellikleriniz belki daha fazladır” şeklinde konuştu.

Çağın Çocuğunu Yetiştirmek

Çocukları bir emanet olarak yetiştirirken bir amacımızın olması gerektiğini belirten Gülcemal, şunları söyledi: “Ebeveynler olarak kaç yaşında olursak olalım çocuklarımızla kuşak farkımız oluyor.

Hz. Ali’ye atfedilen bir söz vardır. “Evlatlarınızı kendi çağınıza göre değil, onların çağına göre yetiştirin.” Bizler çocuk yetiştirme konusunda kendi çağımızda kaldık. Bizim bu zamanın farklılıklarını kabul etmemiz gerekiyor. Peki bu zamanda ne oluyor? Bu zamanın çocuğu nasıl yetişiyor? Çocuklar neleri izliyor, okuyor ve biz bu çağın neresindeyiz? Eğer bir hedefi, ideolojisi olan ebeveynlersek, bu çağın gerisinde kalma lüksümüz yok. Benim bir gayem var. Evlatlarımı sadece mutlu olsunlar diye yetiştirmiyorum. Mutlu olsunlar elbette fakat bununla birlikte bir amaca hizmet etsinler. İyiliği yaymak gibi bir gayeleri olsun istiyorum. Daha önde bir motivasyon kaynağı olarak daha geniş gayesi olmalı çocuklarımızın. O da insanlığa iyiliği yaymaktır. O zaman mutluluk otomatik olarak gelişecektir.

Sonuç olarak böyle bir amaçla çocuk yetiştireceksek çağın gerisinde kesinlikle kalmamamız gerekiyor. Dünyadaki anneler nasıl çocuk yetiştiriyorlar, onu da gözlemlememiz lazım. Doğduğu andan itibaren çocuğun beyin gelişimini, duygusal gelişimini inanılmaz destekliyorlar. Bizler de bunu yapmak durumundayız. Çünkü evlatlarımızın emanetçileriyiz. Onlara baskı yapmaksızın keyifle onları geliştirmemiz gerekiyor.”

“Biz Çocuklarımızla Oyun Oynamakta Zorluk Çekiyoruz”

Gülcemal, “Oyuncuanne olduğum için bu tarz cümlelerle çok karşılaşıyorum. Biz şöyle bir avantaja sahiptik, bizim sokağımız vardı. Oyun ihtiyacımızı arkadaşlarımızla gideriyorduk. Şimdiki çocukların böyle bir imkânı ellerinde yok. O yüzden bizim bu çocuklara oyun arkadaşı olmamız gerekiyor. Pandemiye rağmen 5 yaşından büyükler için hijyen koşullarına da dikkat ederek kreşlerde veya evlerde anneli-annesiz oyun grupları oluşturabiliriz. Eğer çocuklarımızla oynayacak oyun bulamıyorsak, ya keyif alarak oyunları tam olarak araştırmadık ya da fenomen annelerden kopya çekmeye çalıştık. Çocuklarımızla keyif alabileceğimiz oyunları tespit etmemiz gerekiyor. Bu çağın çocuğu etkinliklerle, oyunlarla büyüyor. İmkanlar dahilinde ne yapabiliyorsak; kartonlar, şişe kapakları, pet bardaklar ne buluyorsak oyuna çevirebiliriz. Çocuklarımıza alan oluşturup düşük maliyetli üretim materyalleri sunmalıyız” tavsiyelerinde bulundu.

Program soru cevap bölümünün ardından sona erdi.