“Pandeminin İzini Sürmek” Online Atölyemizin ikinci oturumunda Enerji Piyasaları İşletme A.Ş.(EPİAŞ) Genel Müdürü Ahmet Türkoğlu ve GDZ Enerji Yatırım A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Gökay Üstün’ü misafir ettik. Pandeminin toplumsal hayatın farklı kademelerinde nasıl etkileri olduğunu, neler yapabileceğimizi konuştuğumuz atölyemizin ilk oturumu geçmişteki pandemilerle alakalıydı, ikinci oturumumuz gündemde de olan petrol fiyatlarına da istinaden enerji oturumu oldu.

“Virüsün etkisiyle birlikte bundan en fazla etkilenen sektör enerji oldu.” diyen Üstün konu başlıklarını enerji fiyatları ve enerji üretiminin bundan sonra nasıl olacağı, sürecin tüketim ve üretimdeki etkisini ve bunun arkasından gelen orta ve uzun vadede yatırıma etkisi olarak belirtti. “Tüketim ve üretimde nasıl bir değişiklik oldu? Türkiye özelinde ve dünya genelindeki değişiklik nasıl olacak? Yatırımlar nasıl olacak, şekli ve ağırlıklı kısmı ne tarafa olacak?” sorularını cevaplayacaklarını söyledikten sonra sözü Ahmet Türkoğlu’na bıraktı.

Konuşmasına petrol konusuna değinerek başlayan Türkoğlu, “Salgınla birlikte insanların evlerine kapanması gerektiği için tüketim azaldı, eve kapananlar diğer tüketimlere devam etseler de petrol tüketmiyorlar bu da üretimi hızlı bir şekilde etkiledi.” dedi. Petrolün eksi fiyatları görmesinin üretilen ihtiyaç fazlası petrolün saklanması sorununun açığa çıkmasıyla açıkladı. Petrol çıkaramayan ülkelerin Türkiye’den mal alamayacağını ve bir şekilde bu durumun Türkiye’yi de etkilediğine değindi. Nisan ayındaki petrol tüketim grafiklerindeki düşüş miktarının üzerine Üstün’ün “Covid etkisiyle olan düşüşten normale çıkış uzun sürer mi, turizmin geri gelmesi çok daha uzun zaman alacak mı, elektrik üretiminde doğalgazın yerini başka kaynaklar alacak mı?” sorusu üzerine, Türkoğlu optimistik olduğunu, daha hızlı bir dönüş olacağını düşündüğünü söyledi. Evden çıkılmasa da üretimlerin devam ettiğini ve farklı sektörlerin faaliyete devam ettiğini ekledi.

Elektrik tüketimi karşılaştırma grafiklerine bakıldığında elektrik verilerinin döndüğünü ekledikten sonra “Akaryakıt piyasalarındaki öngörüler düzelmenin 1 yılı bulabileceğini gösteriyor olsa da krizin tüketimden ziyade üretimi etkilediğini düşünüyorum.” dedi. Sürecin yatırımları uzun vadede etkileyeceğini fakat anormal olmadığını, büyük şirketlerin faaliyetlerini durdurmadığını ekledi. Türkoğlu’nun emisyon ticaretinin üreticileri etkilediğini, emisyon fiyatlarının salgınla birlikte artış gösterdiğini söylemesi üzerine Üstün, petrolün ucuzlamasıyla birlikte doğalgazın elektrik üretiminde devreye girmesinin önümüzdeki dönemlerde daha fazla olacağını öngördüğünü ekledi. Türkoğlu kömür ve doğalgazı karşılaştırırken kömür tesislerinin üretiminin durduğunu, doğalgaz tüketiminin ve üretiminin arttığını söyledi.

Türkoğlu, elektrik ve gaz tüketiminde mevsimsel şartların da göz önünde bulundurulması gerektiğini ve fiyatlandırma tablolarında Türkiye’nin gaz fiyatlarının elastik olmadığını ekledi. Türkiye’de elektrik fiyatlarını gaz ve rüzgar santrallerinin belirlediğini ve gaz santrallerinin fiyat yukarı çıktığında devreye girdiğini, dolayısıyla kar oranının düşük olduğunu söyledi. Üstün, yenilenebilir enerjide Türkiye’nin durumunu ve üretici konumuna geldiğini ekledi. Elektrik üretim fiyatlarını ve tüketimini karşılaştırırken toplam tüketimde hane tüketiminin çok büyük bir rakam olmadığını, elektrik tüketiminde asıl payın sanayi ve ticarethane alanlarında olduğunu ekledi.

Türkoğlu’ndan sonra Mehmet Gökay Üstün, Pandemi Etkisi sunumunda pandeminin etkisinin fazla olduğu ülkelerdeki elektrik tüketimi durumunu karşılaştırdı. Elektrikteki tüketim değişimleri grafiğiyle en fazla düşüşün hastalığın en fazla görüldüğü ülkelerden biri olan İtalya’da olduğunu ve İran’daki artışın mevsimsel koşullara bağlı olabileceğini açıkladı. Karbon üretimi özelinde doğalgaz ve kömürü karşılaştıran Üstün, kömürün daha fazla ön plana çıkıp çıkmayacağını; petrolün depolanma sıkıntısının üretimi durdurmaya gidebileceği örneğini vererek kömürün depolama sıkıntısı oluşturmadığı için önümüzdeki dönemde ön plana çıkarak karbon ticaretine sebep olup olmayacağını sordu. Türkoğlu, kömürün Avrupa’da alternatif olarak tercih edilmeyeceğini söyledi fakat Türkiye’deki durumun farklı olabileceği cevabını verdi.

Sonrasında soru cevap kısmında muhtemel karbon emisyonunda hangi kurumların ödeme yapacağı sorusuna Türkoğlu, demir-çelik, çimento dahil sanayi alanlarının hemen hemen hepsinin karbon vergisi vermek durumunda olacağını ve rekabet olabileceğini söyledi. Enerji tüketiminin eski haline gelip gelmeyeceği sorusuna ise genellikle krizden sonra durumun Türkiye’de daha hızlı normale döndüğünü cevabını verdi. Doğalgaz konusunda da uzun vadeli kontratlar yapıldığını ve devletlerarası süreci anlattı. Türkiye’de nükleer santral konusuna değinirken emisyonu azaltacağını ve elektrik üretiminde etkili olacağını ekledikten sonra fosil yakıtların kullanımında emisyonu azaltan yeni teknolojilerin gündem maddesi olup olmadığıyla ilgili bir gündem maddesi olduğunu fakat nihai neticede fosil yakıt olduğunu ve örnek olarak Avrupa’nın yenilenebilir enerjiden yana tercihte bulunduğunu söyledi.

Türkoğlu sözlerini; “Sürecin başında endişe taşıyordum fakat ilerleyen zamanda toplum olarak süreci çözdüğümüzü ve toparlayacağımızı düşünüyorum.” diye bitirirken Üstün; “Daha içine kapanık bir dünyaya doğru yaklaşıyoruz. Kendi yağıyla kavrulması gereken enerji piyasaları ortaya çıkacak gibi geliyor. Bunu yapabilmek için de yerli kaynakları maksimize etmeye çalışacaklar ve çevreyle ilgili beklentiler rafa kalkabilir gibi geliyor. Bu sebeple de enerji konusunda daha radikal bir döneme gittiğimizi düşünüyorum, bunun da daha az çevreci ama daha milli kaynaklara bağlı olacağını düşünüyorum.” diyerek konuşmayı sonlandırdı.