 |
 |
 |


Kurullar



|
 |
 |
Düşünce ve
önerileriniz için
|
 |
 |
|
 |
 |
|
|
 |
Şu an sitede: 18 kişi
|
|
|
 |
Toplam: 1091785 ziyaretci |
|
|
|
 |

 |
|
Anasayfaya dön |
|
| Basında Kariyer - 2009 |
| |

Güzel bir bahar günüydü. Basında Kariyer organizasyonu için telaş etmeyecek kadar insanı rahatlatan bir hava vardı. Belki de Boğaz’dan kampüse doğru esen rüzgârın getirdiği erguvan kokusu bizi böylesine mutlu ve huzurlu ediyordu. Huzurlu bahar kalkış saatimize bile yansımış ve aracımız şaşırtıcı bir şekilde tam 09.30’da (planlanan saatte) hareket etmişti.
TRT
İlk durağımız olan TRT’nin Ortaköy’deki stüdyolarına doğru hareket ederken Halim Çakmak grubumuza günün programını anlatmaya başlamıştı. TRT’de 17 yıllık uzun bir birikime sahip Neslihan Kuyu bizi karşıladı. İlk makyaj odasındayız. Işıklar, spotlar, göz kamaştıran detaylar... Neslihan Hanım araya giriyor ve "Sadece bayanlar makyaj yapıyoruz zannetmeyin. Programa çıkan herkes buradan geçmek zorunda".

Stüdyolar, ses ve ışık sistemleri, yönetmenlerin yaptıkları ve sorumlulukları tek tek detaylı olarak incelediğimiz konular. Haber spikerlerinin ekrana bakarak nasıl metin okuduklarını deşifre ettik. Sistem nasıl çalışıyor öğrendik.

TRT’de mutfaktan başlayarak program yapımcılığına kadar yükselen kariyerinden bahsettiği biraz. TRT’de kariyer yapmak için KPSS’ye girmek şart. TRT pek çok özel kanala da insan yetiştiren bir okul. Neslihan Hanıma göre TRT’de çalışmak özel kanallara göre daha keyifli. Biz atlayıp soruyoruz ama maddi gelir! Her şey gelir değil. İş garantisi, istikrar ve altyapı olarak TRT’nin bir adım önde olduğunu öğreniyoruz. Yalnız TRT öyle memur gibi çalışma yeri değil onu da hatırlatalım. Esnek çalışma saatlerine toleransınız yoksa unutun.

TRT-1’de Kırmızı Hat, Büyüteç ve Haber Bülteni, TRT-2’de İş Günü, Reçete ve Nasılsınız programları özel kanalların üstünde farklılık gösteren ve izlenmesi tavsiye edilen programlar oldu. Tabi Stadyum ve Telelig’in spor camiasında bilinirliği ve reyting rekortmenliğini de bir kenara yazdık.

TRT İstanbul Televizyonu’nun Ulus’taki binasının önünde bir hatıra fotoğrafı çektirip Arnavutköy’e iniyoruz. Güzel bir öğle yemeği ve Cuma namazını mütakip, Basın Dünyasının Bâb-ı Âli’den sonra yeni merkezi İkitelli’ye hareket ediyoruz.
Hürriyet Gazetesi
Hürriyet Gazetesi’ne vardığımızda Bilge Tanmanın güler yüzü ile karşılaştık. Bundan öncesinde organizasyonun güzel geçmesi için kaç kere telefon açtığını unuttuğumuz Melek Güney’ın gayretlerini unutmadan not edelim.
Toplantı odasına geçtiğimizde ne kadar profesyonel bir hazırlıkla karşı karşıya olduğumuzu gördük. Kimler yok tu ki. İnsan Kaynakları koordinatörü Sancak Basa’dan tutun İş Birimi Yöneticisi Eda Azaroğlu ve Tarık Devrim’e varıncaya kadar geniş bir kadro ve cıvıl cıvıl bir ortam vardı.Sancak Bey bu cıvıl cıvıl ve dinamik ortamın baş aktörü olarak Doğan Yayın Holding ve bağlı şirketlerin İK yapısını anlattı. Arada Tarık Bey’den paslar aldı.
Basında kariyer yapmak isteyen arkadaşlarımız için şöyle bir gazeteci profili çizdi:
• Sosyal Bilimler mezunu olmak
• Dinamik, yaratıcı, enerjik ve bitmek bilmeyen araştırmacı isteği olmak
• Yazılı iletişim becerilerinin gelişmiş olması
• Yazı dili ve araştırma becerilerini habercilikle birleştirme
• Gazetecilik kariyer hedefi olması
• Gündemi yakından takip etmek
• Yayın ilkelerine uyum ve saygı
• Esnek çalışma saatlerine hazırlıklı olmak
• Fark yaratabilmek
Hürriyet İK Bölümü her yıl seçilen 3-5 üniversitede kariyer günlerine katılıyor.
Aşağıdaki siteler aktif olarak kullanılıyor ; www.mydmg.com, www.yenibiris.com. Ayrıca insan@hurriyet.com.tr adresinden de Hürriyet İK’nın kapısını çalmak mümkün.
Sonra Tarık Bey eline sazı aldı. Bilge ve Melek Hanımlar ile birlikte Hürriyet Gazetesi’nin her bölümünü tek tek bize gezdirerek anlattı.
Ertesi gün çıkacak gazetenin hazırlanma aşamalarını heyecanla izledik. Tufan Türenç bize Cumartesi çıkacak gazetenin taslağını anlattı.
Vahap Munyar uzaktan el sallayarak bizden kurtulacağını zannetti ama onu da hemen yakaladık. Ekonomi haberleri, polisiye haberler her bölümden bir şeyler öğrendik. Ukalalık yaptık.
Ertesi gün çıkacak gazetenin bir nüshasını orijinal kâğıda bastırıp aldık. Havamızdan pek yanımıza yaklaşılmıyordu. Ne de olsa Hürriyet'in Cumartesi günkü manşetlerini -bir gün önceden- saat 16.00’da ele geçirmiştik. Hem de orijinal gazete kâğıdına basılmış olarak.

Gerçekten çok güzel bir sunum yapan Hürriyet İK ekibine teşekkür ederek Hürriyet’ten ayrıldık.
Kanal 24
Hürriyet'ten çıktık komşu Kanal 24’e doğru. Biz şen şakrak içeri girdiğimizde nereden bilelim canlı yayında haber sunuluyor. İlk uyarımızı aldık. Kanal 24’ün farklı bölümlerini dolaştık program hazırlayanlar, spikerler herkes bir koşuşturmaca içinde. Bir yanda canlı haber sunan spiker bir yanda ekranlarda onun görüntüsü ve canlı sesi her şey çok hızlı.

Star Gazetesi
Star Gazetesi Genel Yayın Danışmanı İbrahim Kiraz karşıladı bizi.

Dış haberler, ekonomi, yazı işleri, ekler, karikatürist, internet sayfası derken bizim ukala öğrencilerimiz durur mu patlattı bombayı: biz bunların hepsini gördük biliyoruz zaten! Bir an ortam buz kesti ama İbrahim Kiraz toparladı. Bizi toplantı salonuna aldı. Yayın ekibinden art akalan zamanda biz sohbet ettik. İbrahim Kiraz burada kendi evinde olmanın avantajını kullanarak bombamıza birkaç gönderme yaptı. Ama O'nun da Boğaziçi Üniversitesi geçmişinin olduğunu öğrenmemizle yelkenleri suya indirdik. Başladık derin bir sohbete. Arada Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Karaalioğlu bir selam verdi.
İbrahim Kiraz Kanal 24 ve Star Gazetesi’nin temel stratejisini hürriyet ve özgürlüklerden yana millî ve manevî değerleri kucaklayan olarak özetledi.
Ekrem Kızıltaş ile sohbet
Programın son aşamasında, deneyimli gazeteci Ekrem Kızıltaş Ağabeyimizle basın dünyası ve basında kariyer imkânları üzerine sohbet ettik.

Akşam yemeği için İstanbul Büyükşehir Belediye’sinin Küçükçekmece Sosyal Tesisleri’ni seçmiştik biraz sakin olsun diye.
Ekrem Kızıltaş’ın basında kariyer ve gündem üzerine sohbetini dikkatlice dinledik, bol bol soru sorduk.
Ekrem Kızıltaş’la küreselleşmeden, ikiz kulelerin yıkılmasına, Afganistan’dan Irak ve ABD politikalarına, uyuşturucu trafiğinden küresel krize, Hayır diyemeyen Türkiye’den Ergenekon’a, Türk basın tarihinden, ruhban okuluna ve Türk medyasının gelir kaynaklarına kadar deşmediğimiz konu kalmadı.
|
| |
|
|
| |
|
|
|