 |
 |
 |


Kurullar



|
 |
 |
Düşünce ve
önerileriniz için
|
 |
 |
|
 |
 |
|
|
 |
Şu an sitede: 17 kişi
|
|
|
 |
Toplam: 1091783 ziyaretci |
|
|
|
 |

 |
|
Anasayfaya dön |
|
| 29 Ocak - Millî Direniş Günü |
| |
Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği (BTTDD) tarafından Zeytinburnu Nova Otel'de düzenlenen "29 Ocak Millî Direniş Günü" etkinliklerine derneğimizi temsilen Başkan yardımcımız Murat Ellialtı katıldı.
Etkinlikte BTTDD Genel Başkanı Dr. Erol Kâşifoğlu'nun açış konuşmasının ardından, Yunan Yargıtay'ının 1988 yılbaşında aldığı Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği (BTTÖB) ve Gümülcine Türk Gençler Birliği(GTGB)’nin kesin kapatılma kararını protesto etmek amacıyla, 29 Ocak 1988'de yürüyüş yapan ve sayıları 10 bini bulan Batı Trakya Müslüman Azınlığına karşı girişilen tertipler, olaylar ve yaralanmaları anlatan bir belgesel gösterildi.

BURA başkan yardımcısı Murat Ellialtı ve Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu Millî Direniş etkinliğinde
Belgesel gösterimini Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu'nun, Millî Direniş'in 21. yılında AB üyesi Yunanistan'da Batı Trakya Türkleri başlıklı konferansı takip etti.
Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu :
"Batı, tarihe emperyalist gözle bakıyor!"
Türkiye'de Yunanistanla ilişkiler ve bu ilişkilerin tarihi konusunda, özellikle TVlerden yayılan bir bilgi kirliliği olduğuna değinen Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, "Mübadele"yi Türkiye'nin değil, Cemiyet-i Akvâm'ın istediğini açıklayarak, Mübadelede 400 bin Türk'ün yüzyıllardır yaşadıkları topraklardan ayrılmak zorunda kaldıklarını, öte yandan Mübadele ile Yunanistan'a giden rumların, uyum sorunu yaşadıklarını açıkladı.

Profesörlük tezinin Balkanlar'daki nüfus kayıtları ile ilgili olduğunu hatırlatan Yusuf Halaçoğlu, 19. yüzyılda Batı Trakya nüfusunun % 85inin Türk olduğuna değinerek, Mübadele ile nüfusun hıristiyanların leyhine çevrildiğini, bunu vatandaşlıktan ıskat gibi Lozan karşıtı uygulamaların takip ettiğini söyledi.
Mübadelede bunca acıyı çeken Türklerden hiç söz edilmediğini , Batı'nın tarihî olaylara 1492den beri, emperyal ve sömürgeci zihniyetle baktığını belirten Yusuf Halaçoğlu, Türkiye'de bir "aydın problemi", Dünyanın ise bir "Türk Problemi" var şeklinde konuştu. Halaçoğlu, İslâm Dünyası'nda Batı'nın karşısına çıkabilecek tek güç Türklerdir dedi.
Osmanlı Devleti'nin hiç bir zaman emperyalist bir duruşu olmadığını, fethedilen yerlerde kültür emperyalizmi uygulamadığını açıklayan Halaçoğlu, Osmanlı'nın 500 yıldan fazla kaldığı Balkanlarda tüm toplulukların dil, din, mezhep ve örflerine karışmadığını oysa, söz gelimi Cezayir'i 130 yıl işgal eden Fransa yüzünden bugün bu ülkede fransızca konuşulduğunu söyledi.
Tarihî olaylara bakışta Batı'nın çifte standart uyguladığını vurgulayan Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, "İçerisine girmeğe çalıştığımız Avrupa, Gazze olaylarında sessiz kalmıştır; sınıfta kalmıştır. Irak'ta 1 milyondan fazla insanın ölümüne de sessiz kalmıştır; sınıfta kalmıştır. Çeçenistan'da, Bosna'da aynı şey söz konusudur" dedi.

Konferansta BTTDD Eski Genel Başkanı Avukat Burhanettin Hakgüder, hep Yunanlıları anlayan veya Ermenileri anlayan aydınların Türkiye'den çıktığını hatırlatarak, Neden Türkleri anlayan bir Yunanlı aydın çıkmadığını sordu.

Halaçoğlu, Burhanettin Hakgüder'e verdiği cevapta bunun bir eğitim sorunu olduğunu, herkesin her konuda uzmanmış gibi konuşması neticesinde bilgi kirliliği oluştuğunu belirterek, eğitim kurumlarımızı memleketin hizmetine sunmalıyız dedi.

Etkinliklerin sonunda BTTDD Genel Başkanı Dr. Erol Kâşifoğlu, katılımlarından dolayı Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu'ya günün anısına bir armağan sundu.


Murat Ellialtı BTTDD Genel Başkanı Dr. Erol Kâşifoğlu ile

Murat Ellialtı Marmara Üniversitesi'nde öğrenim gören Şahin Köylü gençlerle
29 Ocak 1988 - Millî Direniş Günü
Yunanın, Batı Trakya'daki Müslüman azınlığı eritme ve yok sayma çabalarına karşı direnişin önemli bir halkası 29 Ocak olaylarıdır; 29 Ocak 1988 de, sayıları 10 bine yaklaşan müslüman türk yürüyüş yapmış ve yunan hükumetini protesto etmiştir.
1988 yılı başında, Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği (BTTÖB) ve Gümülcine Türk Gençler Birliği(GTGB)’nin kesin kapatılma kararının Yargıtay'ında alınması, azınlık arasında büyük infiale yol açmış ve Azınlık Yüksek Kurulu 25 Ocak’ta toplanarak mücadele kararı almıştır. Olayı protesto etmek için bir yürüyüşün yapılması, azınlık okullarının bir gün için kapatılması ve yetkili tüm devlet mercilerine bu kararların telgrafla bildirilmesi kararlaştırılarak, bir eylem tespit komisyonu kuruldu. Komisyon, yürüyüşün 29 Ocak günü, Cuma namazından sonra Gümülcine Eski Camii’nden Vilayet Konağı’na kadar yapılması kararını aldı.
Polis, Gümülcine Radyosu, Yunanca ve Türkçe anonslar yaparak, Türklerin herhangi bir şekilde bir araya gelmesinin yasaklandığını duyurmasına rağmen, Yasak Bölge dahil olmak üzere her taraftan Gümülcine’ye kadınlı erkekli binlerce azınlık mensubu gelmeye başlayınca gerek İskeçe çıkışı, gerekse Gümülcine girişleri polis noktalarıyla kesildi. Kavala’dan çok sayıda polis gücü sevk edildi.
Eski Cami ve Yeni Cami ibadete kapatıldı. Buralarda Cuma namazının yasaklanması üzerine, azınlık “özgürlüğün olmadığı yerde ibadet etmenin de caiz olmadığı” gerekçesiyle öteki cami ve mescitlerde de Cuma namazı kılmama kararı aldı.

Gümülcine Türk Gençler Birliği’nin bulunduğu caddede üçte biri kadın, yaklaşık 4000 kişi toplandı. Polis, müslümanlara saldırdı ve Yaka köylerinden gelen 5000 kişiyle polis arasında çatışma çıktı ve pek çok yaralanmalar oldu.
Bu olaylar, her 29 Ocak günü Batı Trakya’da ve yurtdışındaki Batı Trakya dernekleri tarafından tertiplenen etkinliklerle kınanmaktadır.
|
| |
|
|
1/31/2009
|
|
|
Basın Komisyonu
|
|
| |
|
|
|