 |
 |
 |


Kurullar



|
 |
 |
Düşünce ve
önerileriniz için
|
 |
 |
|
 |
 |
|
|
 |
Şu an sitede: 15 kişi
|
|
|
 |
Toplam: 1095012 ziyaretci |
|
|
|
 |

 |
|
Anasayfaya dön |
|
| GAZZE KARANLIKTA - BOĞAZİÇİ AYAKTA ! |
| |
Boğaziçi Üniversitesi Kuzey Kampüs’te, Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri Gazze’de süren abluka’ya dikkat çekmek için Filistin'deki Apartheid duvarının bir örneğini inşa ettiler.

3 gün süren eylemliliklerini 3 Aralık Çarşamba akşamı Kuzey Kampüs’ten Levent’teki İsrail Başkonsolosluğu'na yaptıkları meşaleli yürüyüşle sonlandırdılar.
Gazze halkının 17 aydan bu yana süregelen kuşatılmışlığına kamuoyunun dikkatini çekmek amacıyla Kuzey Kampüs’e duvar inşa eden ve İsrail Konsolosluğu’na meşalelerle yürüyen Boğaziçili öğrenciler Gazze’deki bu ablukanın tek sorumlusu İsrail devleti olmadığını, bu sistematik şiddete göz yuman, bu döngüden nemalanan bütün devletlerin bu suçun ortağı olduğunu vurguladılar.

Boğaziçili öğrencilerin “GAZZE KARANLIKTA, BOĞAZİÇİ AYAKTA !“ eylemi basında da geniş yankı buldu. Eylemcileri basın açıklaması şöyle :

GAZZE KARANLIKTA, BOĞAZİÇİ AYAKTA !
Gazze karanlığa gömüldü. Gazze halkı 17 aydır karadan ve denizden kuşatılmış durumda, bir aydan bu yana ise bölgeye tüm giriş çıkışlar engelleniyor. 12 metrelik dev duvarlarla çevrili bir cezaevi hücresi Gazze adeta. Hastanelerde makinelere bağlı yaşam destek ünitelerine bağlı çocuklar elektrik kesintisi yüzünden ölümle pençeleşiyor. Bölgede buğday stokları tükendi, fırınlar çalışmıyor. Kıtlığın eşindeki Gazze açlıkla pençeleşiyor. Bir halk hayat damarları kesilmiş, ölüme terk edilmiş durumda, çığlığını duyurmaya çalışıyor.
İnançları ve kimlikleri nedeniyle tarihin en büyük soykırımlarından birine maruz kalmış bir halkın adıyla kendi şiddetini meşrulaştırmaya çalışan siyonist İsrail, 60 yıldır Filistin halkına sürgünlerle, soykırımlarla, katliamlarla, suikastlerle yazılmakta olan bir tarih ‘hediye ediyor’. Siyonizm, köksüzleştirmek, adsızlaştırmak, topraksızlaştırmak için inşa ettiği ‘duvarlar’ı ile Filistin topraklarının bir ülke değil bir hapishane olduğunu ilan ediyor. Sürgünlerle dünyanın dört bir yanında ve kendi topraklarında ‘mülteci’ye dönüştürülen Filistin halkı, tüm dünyanın utanç verici sessizliğine, siyonist politikaların dünya devletleri tarafından örtülü ya da açık desteklenmesine karşın 60 yıldır direniyor.
Gazze’deki bu ablukanın tek sorumlusu İsrail devleti değil. Bu sistematik şiddete göz yuman, bu döngüden nemalanan bütün devletler bu suçun ortağı; dünya kamuoyu Gazze’deki kıyıma sessiz kalarak İsrail’i adeta teşvik ediyor. Bu kayıtsızlıktan aldığı destekli İsrail, BM’in yardım gemilerini bile savaş botları ile durdurmaya cesaret ediyor.
İnsanlığın damarları Gazze’de kesiliyor. Dünya kamuyou çokuluslu şirketlerin krizinin derdine düşmüşken Filistin halkının çığlığı en fazla Gazze’yi çevreleyen duvarlarda yankılanıyor. Ama biz buradayız. O çığlığı işitiyoruz ve sessiz kalmıyor. Tıpkı daha önce bu topraklardan çalan savaş tamtamlarına karşı yükselen çığlıklara, kardeşlik istiyoruz diyerek sessiz kalmadığımız gibi. Boğaziçili öğrenciler olarak Filistin halkının maruz kaldığı zulmü burada bu kampusün ortasına inşa ettiğimiz duvarla cümle aleme ilan ediyoruz. Derdimiz sadece acıya ortak olmak değil; Filistinlilerin kimlikleri ve inançları uğruna verdikleri mücadeleyi, intifadayı da sahiplenmek, ona omuz vermek.
Bir kez daha haykırıyoruz. Zalimlerin zulmüne karşın hep beraber omuz omuza buradayız. Duvarların arkasına hapsedilmiş Filistin halkının yanında siyonist kuşatmanın karşısındayız. Biliyor ve inanıyoruz ki eğer birleşirsek, eğer hep beraber sıkıca sarılırsak bu abluka kalkacak ve Filistin halkı özgürlüğüne kavuşacak.
|
| |
|
|
12/3/2008
|
|
|
Basın Komisyonu
|
|
| |
|
|
|